|
Pazar, 06 Aralık 2009 19:35 |
|

Sitemin yapım aşamasında bana büyük destek olan sevgili Rıza'yı bu Pazar öğleden sonra çaya davet ettim. Menüde çikolatalı meyveli tart, mercimek köftesi, tahinli kurabiyeler, patatesli rulo ve peynirli börek vardı. Bir de Rıza'nın getirdiği nefis çikolatalı pasta. Zaman buldukça tarifleri ekleyeceğim. Patatesli rulonun tarifini daha önce yayınlamıştım. Buradan bakabilirsiniz. Eşimin yeğenleri Ebru, Seda ve Hakan'da bize katılınca keyifli birgün geçirdik. Evet yemek yapmayı seviyorum. Yaptığım yemeklerin fotoğraflarını ise amatörce çekmeye çalışıyorum. Rıza gelirken, Julian Calder ve Jhon Garrett'in birlikte hazırladıkları Her yönüyle fotoğrafçılık el kitabını getirmiş. Fırsat buldukça okuyup faydalanmaya çalışacağım.
|
|
Son Güncelleme: Salı, 08 Aralık 2009 22:50 |
|
|
Pazar, 15 Kasım 2009 23:55 |
|

Bu yemek Malatya'nın en meşhur yemeklerinden biri. Kiraz yaprağı dışında, ayva, dut, fasulye ve ıhlamur yaprağından da yapılıyor. Yaprakların körpe iken toplanması gerekli olduğunu söylediler tarifini yazarken. Siz nasıl bu mevsimde tazesini bulabildiniz diye sorduğumda, meğer kayınvalidem ve eşimin yengesi kurutulmuş olarak Malatya'dan gelen kiraz yapraklarını kullanmışlar. Yapım aşamasına yetişemedim ne yazık ki. Biz gittiğimizde çoktan yaprakları sarmışlardı. Yapraklar incecik sigara gibi sarılıyor. Bu aşamasını fotoğraflamak istiyordum aslında, artık başka sefere . Ama yeme aşamasını sormayın. Gerçekten çok lezzetliydi. Sanırım Malatya yemekleri içinde en sevdiğim bu ekşili köfte. Tarif alma kısmı ise işin en zor kısmı. İyi yemek yapanlardan tarif almak zordur daima.Tarifi aldım almasına ama bu tadı bilmeyen biri yapmak istermi bilemiyorum. Arşivimde mutlaka bu tadın bulunması gerektiğine inanıyorum. En kısa zamanda tarifi toparlayıp ekleyeceğim. Malzemeler; - Yeteri kadar kiraz yaprağı (İpe dizilip kurutulmuş)
- 2 su bardağı yarma
- 1 yemek kaşığı erik ekşisi
- 1 kg yoğurt
- 1 yemek kaşığı un
- 1 yumurta sarısı
- 1 kg kuru soğan
- 125 gr margarin
- 1 çay bardağı sıvı yağ
- Tuz
Tarifi; 1-) Kurutulmuş kiraz yapraklarını 10 dakika haşlayıp süzün. Süzdükten sonra yaprakları soğuk su dolu bir kabın içine koyup sarı suyu çıkana kadar bekletin. Yaprakları tekrar yıkayıp sularının süzülmesi için bir süzgece alın. 2-) Yarmayı su ve tuzla hamur kıvamına gelene kadar yoğurun. 3-) Hamurdan çok küçğk parçalar kopararak (yaprağın büyüklüğüne göre) yaklaşık nohut kadar alıp, yaprakları incecik sigara gibi sarın. Asma yaprağı sarar gibi kenarları içieri alınmayacak dümdüz sarılacak. 4-) Sarmalar çok muntazam bir şekilde tencereye dizilecek. sarmaların üstünü 1 parmak geçecek kadar kaynar su ilave edin ve pişerken açılmalarını engellemek için üzerlerine bir tabak koyun. 5-) Yapraklar pişene kadar haşlayın. Yarım saat kadat sürüyor. Sürenin sonunda tenceredeki suyu süzün ve tekrar sarmaların üzerini geçecek kadar soğuk su ekleyin. 10 dakika bu şekilde bekletin ve tekrar süzün. 6-) Tencereye tekrar bir parmak geçecek kadar kaynamış su ilave edin ve harlı ateşte kaynatın. Su kaynayınca erik ekşisini ekleyin. 7-) Ayrı bir kapta yoğurt, un, yumurta sarısını iyice çırpın. kaynayan dolmanın suyu ile ılıştırıp yavaş yavaş tencereye dökün. 10 dakika daha kaynatıp altını kapatın. 8-) Soğanları yemeklik doğrayıp margarin ve sıvıyağla birlikte pembeleşinceye kadar kavurun. 9-) Soğanlar kavrulduktan sonra , yağından 4-5 yemek kaşığı kadar tencereye ekleyin. 10-) Servis yaparken tabağa aldığınız sarmaların üzerine kavrulmuş soğandan istediğiniz kadar dökün.
|
|
Son Güncelleme: Pazar, 22 Kasım 2009 22:26 |
|
Çarşamba, 14 Ekim 2009 22:10 |
|
 Görüş alanım içerisinde fındık krokan var ise eğer, dikkatli olmak lazım. Kimseye kalmayabilir. Begüm'ün bu pazar kutlayacağımız doğumgünü için pastasını ben yapmaya karar verdim. Begüm'ün de çok sevdiği fındığı ve çikolatayı bolca pastada kullanmayı düşünüyorum. Daha üç gün gibi uzun bir zaman var önümde pastayı hazırlamak için. Fındık krokan için bu zaman dilimi oldukça tehlikeli. Krokan kavanozunu, gözümün görmeyeceği bir yerlere kaldırsam iyi olacak. Pastayı şeker hamuru ile kaplamayı düşünüyorum. Daha önce şeker hamurunu hiç kullanmadım desem.. Büyük bir hayranlıkla takip ettiğim sevgili Ayşe Yaman'ın kendi bloğunda tarifini verdiği şekilde marshmallowdan şeker hamurunu dün akşam hazırladım. Belkide ilk kez yeni birşey deneyecek olmaktan bu kadar korktum. Bu, Ayşe'nin muhteşem pastalarını yapabilmek için üstün bir yeteneğe sahip olunması gerektiğini düşünmemden olabilir. Bittikten sonra şeker hamurunu hazırlamanın o kadarda korkulacak bir şey olmadığına karar verdim. Ama, şeker hamurunu yaparken, dün bütün gün süren fırtına adeta coştu. Ben marshmallowlarla boğuşurken, birden perdeler uçuşmaya, şimşekler çakmaya ve şiddetli bir şeklide yağmur yağmaya, elektrikler göz kırpmaya başladı. Sanki eriyen marsmallowlar canavara dönüşecek gibiydi. Ortam ruh halime fazlasıyla uyuyordu. Fırtına ve yağmur dindi, şeker hamuru sorunsuz hazırlandı şükür. Sıra pastayı süslemekte..Cumartesi günü, bir aksilik çıkmazsa Ayşe Yaman'ın organize ettiği buluşmaya gidecek olmamla, aynı günün akşamı ilk şeker hamurlu pastamı yapacak olmam ilahi bir tesadüf olsa gerek. Neyse ben gidip krokan kavanozunu saklayayım.. Malzemeler; - 1 su bardağı fındık
- 1 subardağından bir parmak eksik şeker
- 1 çay kaşığı tereyağı
- 2-3 damla limonsuyu
Tarifi; 1-) Şekeri, tereyağını ve limon suyunu çelik bir tencereye koyup şeker eriyene kadar karıştırın. 2-) Şeker eridikten sonra fındığı ekleyip, şeker karamel rengini alana kadar ocakta tutmaya devam edin. 3-) Yağlı kağıt serip üzerine karamelli fındığı dökün. Tahta bir kaşıkla fındıkları tek sıra olacak şekilde yayın. Soğumasını bekleyin. 4-) Soğuyan şekerinizi elinizle kırıklayarak tüketebilirsiniz. Not: Göz önünde bırakmayın :)
|
|
Son Güncelleme: Pazar, 18 Ekim 2009 18:24 |
|
Pazar, 11 Ekim 2009 22:19 |
|

Cumartesi sabahı erken saatlerde başlayıp, gece geç saatlere kadar süren birbirinden farklı programlar sebebi ile, Pazar günü evde kalınması uygun görüldü. Kahvaltıdan sonra evin rutin işleri, bir önceki günden kalınan mahmurluk sebebi ile bir miktar uzadı. Biyolojik saatimiz midemizin doyurulmak için beklediği alarmını verince, buzdolabında bekleyen kabak ile mücver, yanınada makarna olacak şekilde öğle menüsü oluşturuldu. Mücverin çok lezzetli olduğu konusunda ailece hemfikir olduk.Mücverin yapım aşamasında gönüllü asistanlık yapan sevgili eşim, bunun sebebinin mücvere kabağı rendeleyerek sevgisini kattığının olduğunu söyledi. Malzemeler; - 2 küçük kabak ( 300 gr kadar)
- 2 yumurta
- 1/2 su bardağı doğranmış dereotu
- 1/2 su bardağı doğranmış maydanoz
- 1/2 su bardağı doğranmış taze nane
- 5-6 tane küçük küçük doğranmış taze soğan
- 3 yemek kaşığı un
- 1 çay kaşığı kabartma tozu
- 1 çay kaşığı karabiber
- tuz
- Kızartmak için sıvıyağ
Tarifi;
1-) Kabakları rendeleyip büyük bir kaseye alın. 2-) Malzeme listesindeki diğer tüm malzemeleri de kabağa ekleyip güzelce karıştırın. 3-) Karışımdan bir kaşık yardımıyla alarak kızgın yağda her iki tarafınıda kızartın. Kızaran mücverleri peçete serdiğiniz bir tabağa alın. Sarımsaklı yoğurtla servis yapın. Afiyet olsun. Not: Evde taze soğan olmadığı için onun yerine bir büyük kurusoğanı rendeleyerek kullandım. Bu şekilde de tadı gayet güzel oldu.
|
|
Son Güncelleme: Perşembe, 14 Ocak 2010 15:06 |
|
Çarşamba, 07 Ekim 2009 22:43 |
|

|
|
Son Güncelleme: Perşembe, 08 Ekim 2009 07:29 |
|
|
|
|
<< Başlat < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 > 2 |